Maalesef referandumun olduğu 21 Ekim Pazar Günü’nü benden daha ölü geçirebileniniz sanıyorum ancak yine benim gibi sandık başında istemediği bir göreve getirilmiş arkadaşlardır. Görevin verildiği günden itibaren hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığım ve internette araştırmama rağmen pek birşeye rastlamadığım için sandık görevlisi olmanın nasıl bir şey olduğuna dair herhangi bir fikir yürütemiyordum. Yani 21 Ekim 2007 benim için saat 07:00 itibarı ile belirsizlikle başlamış 17:40 gibide tatminsizlik ile sonuçlanmıştır.
Hayatımın 10 saat 40 dakikasını bir sandık başında geçirmek benim gibi bir teknoloji budalası için taş devrine geri dönüşten başka bir şey olmadı. Görev için gelen bildiride saat 07:00 de sandığın bulunduğu alanda hazır olmamız gerektiği yazıyordu. Fakat tabi bunun için de insanlar yeterince esnek davrandılar. Ben ise ilk kez böyle bir vaka ile karşılacağım için saat 07:00 de çoktan hazırdım bile. Gitmemeyi defalarca düşündüm. Ama diyorum ya belirsizlik benim için tercih sebebi olmuştu. Yaklaşık 15-20 dakika sonra sandık başkanımız mekana teşrif ettiler. Karşı sandığın başkanının bizim başkandan çok daha geç gelmesi ise ayrı bir gereksizlik. Neyse daha sonra sandığımızın bir başka görevlisi, komşu olduğumuzu yeni öğrendiğim bir arkadaş daha ekibe katıldı. Arkasından bir memur görevli de eklendikten sonra sonunda sandık oy atılabilmesi için hazırlandı. Sandık başkanı bir sürü evrak doldurdu, tutanak hazırladı hemen hepsine bizimde imzamızı aldıktan sonra onları günün sonunda kullanılmak üzere bir kenara kaldırdı. Aynı zaman dilimi içerisinde tutanaklarda yer almaları gerektiğinden oy pusulaları ve zarflar sayıldı. Ve ilk seçmenler oylarını kullandı. Tabiiki ilk grubun tamamı yaşlı kesimden oluşuyordu. Yazının Devamı »