New York’ta yaşayan bir psikoloji öğrencisi kız boş odasını bir marangoza kiralar. Amacı onunla konuşup, adamın davranışlarını incelemek. Ama iki hafta sonra marangoz kızı bir balta ile parçalar. (Marangoz, psikoloji öğrencisi bayana parçalama işini anatomik bir inceleme amacı ile yapmış olsaydı, bence ikisinin de amaçları aynı düzlemde olurdu. Ne yazık ki marangozun bu hareketinin bilimsel bir yaklaşım ile uzaktan yakından ilgisi yok.)
Exxon’a ait bir petrol tankeri Kanada açıklarında battıktan sonra, iki tane deniz ayısı 80.000 dolar harcanarak temizlenmiş ve büyük bir törenle denize bırakılmışlar. Tam 2 dakika sonra herkesin gözleri önünde bir mavi balina deniz ayılarını yemiş. (Doğa’nın değişmez kanunu, ne zaman başınıza bir şey geleceğini bilemiyorsunuz.)
Bonn’da iki gösterici, domuzların kesimevine barbarca götürülüp orada kesilmelerini protesto ederken, domuzların bulunduğu yerin kapıları kırılır ve 2000 domuz kaçışırken, iki göstericiyi ezerek öldürürler.
Amerika’da kadının biri evine gelir ve kocasını mutfakta titrerken görür. Belinden su-kaynatıcı’ya doğru bir kablo gitmektedir. Kadın hemen kalın bir tahta parçası bulur ve adamın koluna vurarak onu elektrik şokundan ayırmaya çalışır. Adamın kolu iki yerinden kırılır. Sonradan anlaşılırki, kocası orada mutlu bir şekilde wallkman dinliyordur.
Iraklı bir terörist postaya bombalı-mektup verir. Posta ücreti eksik ödendiği için mektup kendisine geri postalanır. Herşeyi unutan terörist mektubu açınca parçalanarak ölür. (Bu maddeye inanmak gerçekten zor olsa gerek, bir insan nasıl bu kadar salak olabilir inanması güç olan başka birşey
)Su içmeden ve yemek yemeden yaşanabilecek en uzun süreyi, 1 Nisan 1979’da tutuklanan ve 18 Nisan’da konulduğu hücrede ölmek üzereyken bulunan 18 yaşındaki Avustralyalı genç elde etmiş.
Bir kadının sahip olduğu en fazla çocuk sayısı 69. 1707 ve 1782 yılları arasında yaşamış bir Rus kadının 16 ikiz, 7 üçüz ve 4 dördüzü, 1725 ve 1765 yılları arasında dünyaya getirdiği belirlenmiş.
1983 yılında ölen Washingtonlu Jon Brower Minnoch, bugüne kadar yaşamış en ağır kişiymiş. Minnoch, 635 kiloymuş. (150 kilonun üstünde olmak ve hala yaşayabiliyor olmak yada öyle sanmak
)Bir insanda ortalama 80 trilyon hücre bulunmaktaymış. Eğer bu hücrelerde bulunan kromozomlar hücrelerden çıkarılıp uç uca eklenebilseydi, 136 milyar kilometre uzunlukta olurdu. (E hadi çıkarıp ekleyelim o zaman)
Beynimiz aşağı yukarı 100 milyar sinir hücresi içeriyormuş. 18 yaşından sonra her gün bu miktarın bin kadarını kaybediyormuşuz. (Ya nasılsa %3-4 civarını kullanabiliyormuşuz, 1000 sinir hücresinden ne çıkar demeyin, yılda 365000 sinir hücresi eder. Ve yaklaşık 75 yıl sonra beyin sinir hücresi sayınız dörtte biri kadar azalır. Yine yaklaşık olarak 400 yıl sonra da beyinsiz moronlar olarak ortalıkta dolaşırız.
)Bir kişinin yaşayabildiği en yüksek vücut ısısı 46.5 dereceymiş. Normal değer ise 35-37’dir.
En uzun kalp durması 4 saatmiş. Bir Norveçli, Aralık 1987’de denize düşmüş, kalbi durmuş, ancak vücut ısısının düşüklüğü nedeniyle yapılan müdahalelerle yeniden yaşatılmış.
1970’de Chicago’da açık kalp ameliyatına giren 50 yaşındaki bir hemofili hastası için bin 80 litre kana ihtiyaç duyulmuş.